30/12/2007 - Nar, her derde deva
Nar, her derde deva |
|
Kırmızı çiçeklerin açmasıyla yazdan kalan günlerin bittiğini ve sonbaharın geldiğini haber veren narın faydaları saymakla bitmiyor. Anayurdu Asya olan nar ağacı, çok eski çağlarda götürüldüğü Kuzey Afrika ve Güney Avrupa'da, özellikle Fransa, Kıbrıs, Tunus, İtalya, Türkiye, İspanya ve Arabistan'da yaygın olarak üretiliyor. Çeşitli iklim şartlarına kolaylıkla uyum sağlayan nar ağacı, Türkiye'de Batı ve Güneydoğu Anadolu'da yetiştiriliyor.
Uzmanlar, sağlıklı yaşamın anahtarlarından biri sayılan narı, her gün tüketilmesi gerekenler listesine koyuyor. Araştırmalar ise içinde en fazla antioksidan bulunan maddenin nar suyu olduğunu gösteriyor. Antioksidan, insanı kansere karşı korurken, günde bir bardak nar suyu, 10 bardak yeşil çaya karşılık geliyor. C vitamini bakımından zengin olan narda ayrıca demir ve potasyum da bulunuyor. Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, içeceğin antioksidan etkisini daha da arttırıyor.
Meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor. Enerji vitamini narda, C vitamini, demir ve potasyumun da bulunduğunu söyleyen uzmanlar, 100 gramında 62 kalorinin bulunduğunu, potasyum bakımından da zengin olduğunu belirtiyor. İçerdiği bazı kimyevi maddeler sebebiyle mide ve bağırsak hastalığı olanların, küçük çocukların ve hamile bayanların fazla kullanmamalarını tavsiye eden uzmanlar, midede şişkinlik ve gaz meydana getirdiği için ateşli hastalığı olanlara iyi gelmeyeceğini ifade ediyor. Nar ağacının gövde, kök ve dal kabukları ise nişasta, mannit, asitler, tanen, punicin ve olkoloidler taşıyor. Narın bazı faydaları şöyle sıralanıyor: "İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar, Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara karşı korur. Kolesterol ve kan şekerini regüle eder, artmasını engeller. Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar. İshali önler, tedavide destek sağlar. Cilde pürüzsüz görünüm sağlar. Tansiyonu düzenler. Vücudu kansere karşı korur. Kalbi korur ve enerji verip yorgunluğu giderir. Kolesterol ve kan şekerini düzenler. Ayrıca tatlı nar mideyi kuvvetlendirdiği, boğaza ve akciğerlere faydalı olduğu, öksürüğe iyi geldiği, ekşi nar ise mide yanmalarına karşı faydalı olduğu idrar söktürdüğü ishali kusmayı kabızlığı kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi geldiği yazılır."
Kırmızı çiçeklerin açmasıyla yazdan kalan günlerin bittiğini ve sonbaharın geldiğini haber veren narın faydaları saymakla bitmiyor. Anayurdu Asya olan nar ağacı, çok eski çağlarda götürüldüğü Kuzey Afrika ve Güney Avrupa'da, özellikle Fransa, Kıbrıs, Tunus, İtalya, Türkiye, İspanya ve Arabistan'da yaygın olarak üretiliyor. Çeşitli iklim şartlarına kolaylıkla uyum sağlayan nar ağacı, Türkiye'de Batı ve Güneydoğu Anadolu'da yetiştiriliyor.
Uzmanlar, sağlıklı yaşamın anahtarlarından biri sayılan narı, her gün tüketilmesi gerekenler listesine koyuyor. Araştırmalar ise içinde en fazla antioksidan bulunan maddenin nar suyu olduğunu gösteriyor. Antioksidan, insanı kansere karşı korurken, günde bir bardak nar suyu, 10 bardak yeşil çaya karşılık geliyor. C vitamini bakımından zengin olan narda ayrıca demir ve potasyum da bulunuyor. Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, içeceğin antioksidan etkisini daha da arttırıyor.
Meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor. Enerji vitamini narda, C vitamini, demir ve potasyumun da bulunduğunu söyleyen uzmanlar, 100 gramında 62 kalorinin bulunduğunu, potasyum bakımından da zengin olduğunu belirtiyor. İçerdiği bazı kimyevi maddeler sebebiyle mide ve bağırsak hastalığı olanların, küçük çocukların ve hamile bayanların fazla kullanmamalarını tavsiye eden uzmanlar, midede şişkinlik ve gaz meydana getirdiği için ateşli hastalığı olanlara iyi gelmeyeceğini ifade ediyor. Nar ağacının gövde, kök ve dal kabukları ise nişasta, mannit, asitler, tanen, punicin ve olkoloidler taşıyor. Narın bazı faydaları şöyle sıralanıyor: "İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar, Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara karşı korur. Kolesterol ve kan şekerini regüle eder, artmasını engeller. Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar. İshali önler, tedavide destek sağlar. Cilde pürüzsüz görünüm sağlar. Tansiyonu düzenler. Vücudu kansere karşı korur. Kalbi korur ve enerji verip yorgunluğu giderir. Kolesterol ve kan şekerini düzenler. Ayrıca tatlı nar mideyi kuvvetlendirdiği, boğaza ve akciğerlere faydalı olduğu, öksürüğe iyi geldiği, ekşi nar ise mide yanmalarına karşı faydalı olduğu idrar söktürdüğü ishali kusmayı kabızlığı kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi geldiği yazılır." |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/12/2007 - TAM KADIN BAKIMI
Her kadının güzelliğini korumak amacıyla uyguladığı kişisel sırları ya da vazgeçemediği ürünler vardır. İşte zaman zaman hepimizin yaptığı, kolay uygulanabilecek, hayatın içinden güzellik önerileri.
Makyaj
Koyu renkli rujların modası henüz geçmedi hepimiz çantamızda bir de parlatıcı taşır olduk. Evden çıkarken ağır makyaj yapmayı sevmeyenlerdenseniz dudaklarınıza bir parlatıcı sürebilirsiniz.
Transparan ama altın ve gümüş pırıltılı farları çok yönlü kullanmanız mümkün. Parmağınızla kolaylıkla uygulayabileceğiniz farlar göz makyajının üzerine aydınlık vermek amacıyla da kullanılıyor. Ya da... Allık fırçası yardımıyla pırıltılı bir dekolte ve omuz bölgesi elde edebilirsiniz.
Eğer hafta sonu göz makyajınızı maskarayla tamamlamak istemiyorsanız, kirpik kıvırıcılar, hem bakışları canlandırır hem de gözleri belirginleştirir.
Trasparan pudra çoğumuz için mükemmel bir makyaj sabitleyicisi. Bu ürün ışığı yansıtarak, cilde aydınlık bir görüntü veriyor.
Cilt
Cilt yüzeyindeki siyah noktacıklar ya da tüm diğer tahrişler için hiç bebeğinizin kremini kullandınız mı? İnanılmaz etkili olduğunu göreceksiniz. Küçük yaralar daha çabuk iyileşiyor, eğer kremin üzerine bir de bal döküp tüm gece cildinizde beklettiniz mi, ertesi sabah kendinizi tanıyamayacaksınız.
Haftada en az bir kez yüzünüze ve vücudunuza maske uygulamalısınız. En sevdiğiniz şarkıyı açın, bacaklarınızı rahatça uzatın ve maskenin etkisini göstermesini bekleyin.
Pişmemiş bir adet patatesi soyun ve küçük küçük doğrayarak bir çatalla ezin. Elde ettiğiniz yoğunluğu yüzünüzün her tarafına sürün ve 20 dakika bekletin. Daha sonra ılık suyla yıkayın. Bu uygulamayı haftada bir ya da iki kez yapıyorsanız ancak etkili olur.
Günün ilk ışıklarını sağlıklı bir ciltle karşılamak için yüzünüzü yıkadıktan sonra kokulu losyonlarla nemlendirin. Çiçek kokuları tüm duyularınızı harekete geçirecektir. Nemli temizleme pamuğunu parmaklarınızla yumuşakça tüm yüzünüzde gezdirin. Pamuğun diğer tarafını makyajdan sonra yine yüzünüzde hafifçe gezdirmek makyajınızı transparan ve doğal bir hale getirir.
Saç
Kuaföre gitmeye vaktiniz yok ya da istediğiniz saate randevu alamıyorsunuz... O zaman alın elinize makası. Durun, durun. Sadece kırık uçlardan kurtulmak için önerimiz. Uzun saçlarınızı ensenizde at kuyruğu olarak toplayın. Bir parmak genişliğinde tutamlara ayırın, uçlarını kıvırın ve 1-2 cm. kesin. Hem doğal bir görünüm elde edersiniz, hem de bir sonraki kuaför randevunuza kadar içiniz rahat eder.
Evde saçlarınıza saç maskesi uygulamak istiyorsunuz ama yok. Ne yapacaksınız. İnce bir tabaka Nivea kremi saçlarınıza hafifçe yedirin. Baş derisine ve saç köklerine kadar değil elbette. Ve birkaç saat boyunca ya da tüm bir gece etkisini göstermesini bekleyin. Daha sonra bebe şampuanıyla iyice yıkayın ve sıcak suyla durulayın.
Yeni sezonun gözde saç modelleri arasında yerini alan topuzlar saçlar çok temiz olmadığı zaman kalıcılığını daha iyi koruyabiliyor. Çünkü temiz tutamlar elden kayıyor, tokalanması zor oluyor ve tokalar sürekli açılıyor. Peki ne yapmalı? Saç fırçası üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçları topuz yapmadan önce tarayın.
Vücut
Evde peeling de mi yok? Krema ya da yoğurdu 2 yemek kaşığı tuzla karıştırın ve duş öncesi cildinize sürün. Etkisini göreceksiniz.
Çok seyahat ediyorsunuz, evinizi, yatağınızı özlüyorsunuz. O zaman kaldığınız otelde hem odanıza hem de yatağa birkaç fıs kullandığınız parfümden sıkmayı deneyebilirsiniz.
Karnınızı hamilelik çizgilerinden korumak istiyorsanız, Jojoba yağına birkaç damla lavanta esansı damlatın. Elde ettiğiniz karışımı dairesel hareketlerle cildinize yedirin.
Ayaklar
Tüm gün ayakta durdunuz gece de yine aynı hareketliliğe nasıl dayanacaksınız
Nane içerikli ayak losyonları iyi bir gece geçirmenize yardımcı olabilir.
Biz kadınların vazgeçemediği alışkanlıklardan biri de yüksek topuklar. Bakımlı ayakların sırrı ise geceden kalın bir tabaka vazelin sürüp, çorap giyip uyumak.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/12/2007 - Tatlı güzellik oyunları
İçeriklerinde süt, bal ya da şeker bulunan güzellik ürünleri sadece baştan ayağa taze bir enerji katmakla kalmıyor, vücudun mutluluk hormonlarını da harekete geçiriyor.
İşte, beden dışında ruhumuz için de mükemmel bir deneyim yaşamanın en "tatlı" sırları..
Aslında mutluluk ciltte oluşuyor. Çünkü burada vücudun en sevimli hormonları olan endorfin üretimini tetikleyen reseptörlerin bir kısmı bulunuyor. Kremleri sürerken aynı zamanda işte bu reseptörleri aktive ediyoruz ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan duyguların vücudumuza yayılmasını sağlıyoruz. Örneğin, ipek proteinleri içeren bakım ürünleri, kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. Çünkü ipek, yapısı itibariyle insan cildine çok benziyor. Cildi pürüzsüzleştiriyor, onu kurumaktan koruyor ve hatta kırışıklıkları önlüyor. Parfümlü vücut pudraları, bize bu hissi yaşatan ürünlerden. Hem bedene hem de ruha hitap eden dokuları nemi depoluyor ve yumuşak bir bakım sağlıyor.
Duygularınıza da bakım yapın
Kendinizi mükemmel bir süt banyosunun içinde düşleyin... Süt hem gençleştiriyor hem de güzelleştiriyor. Sütteki şeker ve mineraller cilde nem kazandırırken süt asidi de pembemsi bir görünüm katıyor. Ayrıca sütteki protein ve peptitler elastin ve kolajen liflerinin üretimini artırıyor. Bu yüzden kozmetik markaları yüksek teknolojili ürünlerinde sütün bu enerjisinden faydalanıyor. Eğer Kleopatra gibi süt banyosu yapmak istiyorsanız, banyo suyunuza sütle birlikte bir yemek kaşığı bal ekleyin. Bileşimindeki yüksek şeker içeriğiyle bal güzellik dünyasında en ideal nemlendiricilerden biri olarak kabul ediliyor. Doğanın bu eşsiz maddesini kullanan şampuanlar böylelikle yorgun saçlara gücünü yeniden kazandırmayı hedefliyor. Ruhumuz ve bedenimiz için tazeleyici bir bakım ürünü de enerji aromalarıyla tatlı duş peelingleri. Bunun için kullandıkları limon ve portakal, ölü cildin atılmasında önemli bir rol üstleniyor. Şekere yapışan ölü hücreler aynı zamanda mikrosirkülasyonu hedeflediklerinden cilt temizlenirken bir yandan da gerginliğini geri kazanıyor. Özellikle burun üzerinde, alın ve çene bölgesinde biriken siyah noktacıklar da tatlı şeker peelingleri sayesinde yok oluyor. Ve açılan gözenekler cildin sağlıklı nefes almasını sağlıyor.
Kakao güzelleştiriyor
Bu egzotik bitkinin içeriğindeki bileşenler, vücudun kendi mutluluk hormonu endorfine oldukça yakın bir yapıya sahip. Bir takım bakım ürünlerinde bulunan kakao tanesi ekstreleri cildin hücre yapısını hareketlendiriyor ve yüzün ışıltılı bir görünüm kazanmasına yardım ediyor. Eğer az kaloriyle mükemmel bir cilde sahip olmak istiyorsanız egzotik bitkilerden yararlanmayı ihmal etmeyin.
Doktor reçeteli enerji kremleri
Güzelliğin kaynağı her zaman botoks mu olmalı? Hollywood yıldızlarının keşfi, şimdilerde tüm dünya kadınlarını etkisi altına almış durumda. Uma Thurman ve Sienna Miller, Elle MacPherson ve Cindy Crawford son dönemdeki sihirli kelimesi; "dermokozmetik". Bununla hem dermatologların hem de farmatologların kendi kliniklerinde geliştirdikleri cilt ürünleri anlaşılıyor. Doktor reçeteli tüm bakım ürünleri en az bir yüksek konsantrasyonlu içerikleriyle istenen sonuca hemen varmayı hedefliyor. Kırışıklıklar düzeliyor, pigment lekeleri açılıyor ya da cildin elastikiyeti yeniden sağlanıyor. Ve birçok doktor yarattığı markayı artık dünyanın her yanına pazarlıyor
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/12/2007 - YAZIN YIPRANAN SAÇLAR

Tatilde cildiniz kadar saçlarınız da yıprandı. Saç köklerini olumsuz etkileyen UV ışınları, su ve rüzgarla birlikte bir süre sonra saçların okside olmalarına, kurumalarına ve canlılığını yitirmelerine neden olur. Tatil sonrasında saçların da tıpkı cilt gibi özel bir bakıma ihtiyacı vardır. Güneş sonrası şampuanlar içerdikleri pantenol sayesinde saç tellerinin parlaklığını kazanmasına ve klor ya da tuz kalıntılarının giderilmesine yardımcı olur. Zengin bileşimli saç bakım kürleri ve maskeler de tatil sonrasında saçlarınızı güçlendiren özel bakımlar arasında. Uzmanlar bu bakımları her gün düzenli olarak uygulayabileceğinizi de belirtiyor.
B ve E vitaminleri sayesinde saç hücrelerinin zarar görmesini de önleyen kür ve maskeler aynı zamanda saçlara parlaklığını da geri kazandırır.
Saçlarınıza canlılığını kazandırmanın bir yolu da tatil dönüşü kuaförde uçlarından kestirmeniz olacaktır. Böylelikle olumsuz dış etkenlerin kuruttuğu ve incelttiği saç telleri gücünü yeniden toplayacaktır.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Dantel işlemeleri
Kategoriler
Arkadaşlarım

|